7 Haziran 2016 Salı

Deli Kızın Çeyizi

Yine arayı açmışım; en son yazıdan bu yana bir buçuk ay geçmiş. Dönüp bakınca ne çok şey sığmış bu bir buçuk aya yahu, diyorum!


Neler mi oldu?


·       Nişanlandım mesela bu arada. Parmağımda bir yüzük ve artık bütün sülalenin gözbebeği bir sevgilim varJ Her gören “Ee düğün ne zaman?” diye soruyor ve bol bol tavsiye veriyor. Askerlik ve hamilelik anılarının yanı sıra düğün deneyimleri de anlatıla anlatıla bitirilemiyormuş, yeni öğrendim;)

Annemin nişan için el emeğiyle hazırladığı lavanta keseleri; kokusuyla mest, anısıyla mutlu ediyor:)

·       Günübirlik seyahatler, küçük kaçamaklar, oradan oraya gezmeler yine hayatımın en sevdiğim aktivitesi olmaya devam ediyor. Dolayısıyla az uyku, çok gezme, bol adım stratejisine devam ediyorum! Ve hala boş vakitlerimde ucuz uçak bileti kovalıyorumJ


Ayağımızı yerden kesen seyahatler; bol olsun:)


·       Sporla aram çok iyi değildir, bilen bilir. Ne doğru düzgün takım tutarım ne herhangi bir branşı düzenli takip ederim. Çok bilgi sahibi de değilim. Geçenlerde bir arkadaşımın davetiyle basketbol maçına gittim. Ve acayip eğlendim!  Anadolu Efes-Fenerbahçe maçını statta, hatta stadın içindeki bölümde seyretmek çok keyifliydi. Bir de ortam beklediğimden çok daha rahat, nezih ve güzeldi. Kalbimi Anadolu Efes’e kaptırdım ve bundan sonra maçları takip etmeye kararlıyım ;)


·       Tiyatro Festivali’ni de kaçırmadım tabi. Festivalin açılış oyunu Godot’yu Beklerken ‘i seyrettim ve mest oldum! Şahika Tekand, yine yapmış yapacağını ve şahane bir işe imza atmış. Godot’yu Beklerken, üniversitede aldığım drama derslerinde okuduğumuz, sevdiğim ve üzerine kafa yorduğum bir metindi. Festival programında görünce de en çok merak ettiğim oyun oldu. Koşarak gittim ve “Vay be! Ne güzel yorumlamışlar.” Diyerek çıktım. Godot’yu Beklerken, bence zor bir oyundur, kafa açıcıdır, farklıdır. Şahika Tekand –ve elbette ekibi-  yine başka bir yorumla, etkileyici bir  performansla metni çok iyi anlamış, aktarmış. Oyuncu seçimi ve ekibin ayrı ayrı performansları çok ama çok başarılı. Olur da önümüzdeki sezonda oynarsa, kaçırmayın; seyredin ;)

Godot'yu Beklerken...


·       Haziran ayındayız ve havalar çok dengesiz, malum. Mesela şu an yağmur yağıyor! J Biz de bu dengesiz havalar planlarımızı bozdukça, bedenimizi yorgunluğa vurdukça bol bol film seyrediyoruz. O yüzden, birkaç film tavsiyesi sıralayabilirim:

§  Taksi Tahran – Cafer Penahi
§  The Brand New Testament (Yeni Ahit) – Jaco Van Dormael
§  Demolition – Jean Marc Vallee
§  Çölde Çay – Bernardo Bertolucci





·       Yakında yeni bir evimiz olacak! Ev aramak, bulmak ve kurmak inanılmaz zor olabiliyormuş. Biz şimdilik oldukça şanslı ilerliyoruz. İlk baktığımız evi tuttuk. Eşya alma aşamasındayız. “Çeyiz hazırlama” ve “ev kurma rehberi” yazıları yazmak istiyorumJ Zira bu ara favori markalarım, gündemim ve alışveriş önceliklerim fazlasıyla değişti. Çamaşır makinalarının özellikleri, kumaş çeşitleri, ağaç-kaplama türleri, mobilya ölçüleri… gibi konularda çalışmalarım sürüyor. Sizin de deneyimleriniz, tavsiyeleriniz varsa paylaşın lütfen! Çünkü alışveriş sürecine gelin –damat-evlilik sözcükleri girdi mi kazık yemek, punduna getirilmek çok olası. Kendimizi bundan olabildiğince korumaya çalışıyoruz. Aydınlatıcı yorumlara, yönlendirmelere ihtiyacımız varJ