Sait Faik'i Dinlemek...
“İşbu hikâyeyi
Burgaz’ın kendisinden dinledi Sait Faik
Ve mühürledi kulaklarımıza.
Ve mevsim kıştı,
Tarihe dair sakin bir akıştı.
Devran döndü, devir değişti,
Stelyanos Hrisopulos Gemisi
Bir hikâye olup kâğıda düştü.
Bazı masallar ve hikâyeler mutsuz biter
Sait usta bunu iyi bilirdi.
Ama mutlu bitenler kadar
Hakkaniyetlidir mutsuz hikâyeler de…”
Burgaz’ın kendisinden dinledi Sait Faik
Ve mühürledi kulaklarımıza.
Ve mevsim kıştı,
Tarihe dair sakin bir akıştı.
Devran döndü, devir değişti,
Stelyanos Hrisopulos Gemisi
Bir hikâye olup kâğıda düştü.
Bazı masallar ve hikâyeler mutsuz biter
Sait usta bunu iyi bilirdi.
Ama mutlu bitenler kadar
Hakkaniyetlidir mutsuz hikâyeler de…”

Dün gece Zorlu PSM’nin şahane salonunda muazzam bir “anlatı”
vardı. Fazıl Say’ın İstanbul Müzik Festivali için hazırladığı yeni eserinin, Ölümünün 60. Yılında Sait Faik’i Hatırlamak’ın,
prömiyeri vardı. Salt bir beste dinlemenin ötesinde, müzikle, tiyatroyla,
edebiyatla dolu bir gece geçirdik aslında. Fazıl
Say ve Arkadaşları, Sait Faik’in “Stelyanos
Hrisopulos Gemisi” öyküsünü, güçlü bir anlatımla sahneye taşımışlar.
Fazıl Say’ın bestesi Sait
Faik’in ruhunu yansıtıyordu. Burgazada’yı, denizi, martıları, yaşama sevincini,
yalınlığı ve insana dair o ince hüznü… Dinlerken, adanın bir köşesinde oturmuş
da Sait Faik’le sohbet ediyormuş gibi hissettim.
Ve öykü anlatıcıları: Demet Evgar, Songül Öden ve Esra Bezen
Bilgin… Hikâyeyi seslendirerek, oynayarak aktardılar. Demet Evgar’ın
performansı çok iyiydi. Songül Öden ve özellikle daha önce kendisini büyük bir
hayranlıkla izlediğim Esra Bezen Bilgin ise biraz hayal kırıklığı yarattı. Yine
de, bütüne baktığımızda, çok iyi bir
aktarımdı. Bunda Özen Yula rejisinin payı oldukça büyük elbette.
Özellikle Serenad Bağcan’ın ses verdiği şarkılar ve
eserin kanun ve kemençe taksimleri
muazzamdı. Kanunda Hakan Güngör ‘e
ise tek kelimeyle hayran kaldım. Kendisini dinlemek için çaba göstereceğim bundan
sonraJ
Velhâsılı kelam, “Fazıl
Say ve Arkadaşları”, sert, güçlü ve mutsuz sonla biten bir hikâyeyi büyüleyici
bir şekilde “yeniden yaratıp”, başarılı bir şekilde yorumladılar. Biz de
oturduk, Fazıl Say’ın ellerinden, Sait Faik’i dinledik.
Konser çıkışı bir kez daha şükrettim: İyi ki müzik var…
İyi ki sanat var…
Eskileri kurcalamayı severim:)
YanıtlaSilNe güzel anlatmışsın, blogların modası bu yüzden hiç geçmeyecek bence..
İyi ki müzik var iyi ki..