Osman ve Yeniden Kitap Kulübü

 Pandemi başladıktan sonra hayatım ve gündemim çok değişti. Sürekli haberleri, canlı yayınları, açıklamaları takip eder; hasta sayılarına, grafiklere, dünyada ve memlekette olup bitene çılgınca kafa yorar oldum. Evden çalışma, hayatın değişen ritmi, ne olup bittiğini anlamaya çalışma derken okumak hayatımda daha az yer kaplar oldu. Canım okumak istemedi. Aylarca hiç kitap okumadım. Edebiyat ve kurmacadan özellikle kaçtım sanki.

Sonra hasta oldum. Yine gündemim ve hayatımın ritmi değişti. İyileşme sürecinde internetten birkaç kitap sipariş ettim. Daha evvel kitaplarını okuduğum, sevdiğim yazar Ayfer Tunç'un yeni kitabı Osman da sepetteydi. Siparişlerim gelince niyeyse ilk onu aldım elime. İyi ki öyle yapmışım!


Osman'ı bir solukta, içer gibi, hikâyenin içinde akarak okudum. Aylar sonra, yoğun bir iştahla kitap okuyordum. Sabah erken saatlerde, gece yarılarında mumlar yakıp ve çok sevdiğim yeşil koltukta oturup Osman'ın hayatı içinde dolandım. Birkaç günde bitti. Osman'ın dinlediği şarkıları dinledim, gittiği mekanları ve adlarını geçirdiği sanatçıları araştırdım. Osman'ın hikâyesini, karakterleri ve en çok da Ayfer Tunç'un üslubunu ve bu hikayeyi anlatış biçimini çok sevdim!

Kitabı arkadaşlarıma tavsiye ettim, üstüne yazılan yazıları okudum; derken kitaplar üstüne sohbet etmeyi ne çok sevdiğimi hatırladım. Evet, sanki bir huyumu ya da bir hâlimi hatırlarmış gibi, özlediğim bir şeyi anımsadım. Ben yıllarca kitap kulüpleri yürüttüm; kitaplar üstüne insanlarla sohbet ettim, söyleşiler düzenledim. Bir kitaptan, bir karakterden, bir metinden yola çıkıp insanlarla düşünceler ve duygular paylaştıkça kalbimin ve zihnimin genişlediğini hissettim hep. Osman'ı okuduktan sonra hissettiğim o iştah, o hâle bir özlem uyandırdı işte.

Instagram hesabımda Osman üstüne bir online sohbet daveti paylaştım. Küçük bir çember oldu:) 19 Aralık'ta buluştuk Osman'dan yola çıkıp bir dolu şey paylaştık. O kadar iyi geldi ki! O kadar özlemişim ki...




Susuz kalmış da sonra kana kana su içiyor gibi hissettim o buluşmada:)


Ve Kitap Kulübü sohbetini bir sonraki buluşmayı planlayarak kapattık!

Osman, aslında bir üçlemenin son kitabı. Ayfer Tunç ilk olarak Kapak Kızı'nı, ardından Yeşil Peri Gecesi'ni en son da Osman'ı yazmış. Üçlemede olaylar ve karakterler ortak olsa da her biri bağımsız olarak ve herhangi bir sıralamaya ihtiyaç duymadan okunabilecek kitaplar. Ben yazım sırasına göre tersten gittim mesela:) İlk olarak Osman'ı, sonra Yeşil Peri Gecesi'ni, en son da Kapak Kızı'nı okudum.

Osman sohbetini de bir de Şebnem'in hikâyesini konuşalım diyerek ve Yeşil Peri Gecesi ile devam etmeyi planlayarak kapattık.


Yarın, 9 Ocak Cumartesi günü 16'da zoom'da buluşacağız yine, bu kez Yeşil Peri Gecesi'ni konuşacağız. Ben yine çok heyecanlı, çok hevesliyim:)

Yarınki sohbet öncesi bir şeyler okurken, dersime çalışırken yazmak istedim. Açtım ekranı yazıyorum işte:)

19 Aralık'ta ilk oturumdan sonra da instagrama da aşağıdaki cümleleri yazmışım:




Okumak, salt sözcükleri ve sayfaları tamamlamak değil benim için. Okumak, sürekliliği olan bir eylem, bir yol gibi. Bir metinle başladığım yerden kendimle, insanlarla ve dünyayla ilişkime dair yerlere varırım çoğu zaman. Kitapların kapağını açmakla başlayan yollar, o kapağı kapatmakla bitmez. Uzar, esner, büyür zaman içinde. Ve paylaştıkça keyiflenir, kolaylaşır, derinleşir. Okur olmayı sevdiğim kadar okuduklarım üstüne söyleşmeyi de seviyorum❤️ O yüzden yıllarca kitaplar üstüne konuşulan ortamları kovaladım, bulamadıysam yarattım. Kitap kulüplerini, söyleşileri, buna olanak veren her fırsatı çok sevdim❤️ En son kitap kulübü oturumunu 5 yıl evvel tam da bugün, evet tam tamına aynı gün, 19 Aralık 2015’te yapmışım. Bümed’de. İnstagram olmasa bu tesadüfü fark edemezdim sanırım. Gördüm ve kalbimde bir şey uçuştu🎈 Rastlantılarla açılan kapılara, işaretlere inanırım ben. Tesadüf ki tam 5 yıl sonra bugün bir kitaptan yola çıkıp sohbet ettik. Osman’dan, bize hissettirdiklerinden, farklı farklı düşüncelerden yola çıktık. Anlatmak, dinlemek, paylaşmak çok iyi geldi bana❤️ Bir sonraki buluşmayı iple çekerek ayrıldım o sanal çemberden. O yüzden istedim ki tarih tutsun, bu da burada dursun😉


Böyle işte:)

Kitap Kulübü sohbetlerimiz -umarım ve hayal ediyorum ki- devam edecek;) Katılmak isterseniz yazabilirsiniz.

Kim bilir belki bir gün sanal ya da değil, bir çemberde buluşur, paylaşır; paylaştıkça güzelleşiriz;)





*Ayfer Tunç'un başka bir kitabı, Dünya Ağrısı için  Ruhuna Kitap'ta yazdığım yazıyı da burada  paylaşayım vesilesiyle. 


Yorumlar

  1. harika şeyler yapıyorsunuz. ilhamınızın artarak devam edeceğine inanıyorum.

    YanıtlaSil
  2. “Eylemsizlikten “ eyleme geciste ben de hep seninleyim Merve’cim ;) yeter ki kitap okunsun yeter ki uzerine tatli sohpetler olsun, zihni sinir fikirler aksin dursun... eline saglik ;))

    YanıtlaSil
  3. “Eylemsizlikten” eyle geciste her daim yanindayim Merve’cim ;)) yeter ki kitaplar okunsun, tatli sohpetler yapilsin, zihni sinir fikirler aksin dursun... ellerine saglik ;))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

VAZGEÇMEK ya da VAZGEÇMEMEK...

32...