Kayıtlar

Aralık, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Tehlikeli İlişkiler...

Geçen sezon bilet bulamayıp gidemediğim, izlemek için fırsat kolladığım oyunlardan birini nihayet geçen hafta izleyebildim:)

İstanbul Şehir Tiyatroları yorumuyla Tehlikeli İlişkiler!

Tehlikeli İlişkiler, Choderlos de Laclos’nun 1782’de yayınlanan “Tehlikeli İlişkiler” (Les Liaisons Dangereuses / Dangerous Liaisons) romanından uyarlanmış bir oyun. Daha evvel pek çok kez sinemaya ve tiyatroya uyarlanmış bu metnin, yazıldıktan yüzyıllar sonra bile sahneleniyor, izleniyor olması hikâyesinin ve karakterlerinin gücüyle açıklanabilir sanırım!

Oyunun iki ana karakteri Markiz de Merteuil ve Vikont de Valmont’ı Şebnem Köstem ve Levent Üzümcü canlandırıyor. Ve harikalar yaratıyorlar demek yerinde olur bence:)

Vikont de Valmont, laf cambazlığı ve zekice oyunlarla aristokrat kadınları kendine aşık eden, elde ettiği kadınlarla dilden dile yayılan bir şöhretiyle gurur duyan bir erkek. Ve Markiz de Merteuil, arzulanan, erkekleri kendine âşık eden ve onları kullanan bir kadın. İşte bu tehlikeli ikili i…

Zaman Zaman...

* Neredeyse yataktan kazımıştım bedenimi, hayatta tek ihtiyacım olan şey biraz daha uyumaktı sanki ve o an uyumak imkânsızdı. Yapılacak, yetişilecek ne çok şey vardı! Kalktım, hızlıca hazırlandım, koşturdum. İş için ofis dışında, uzak bir yere gidecektim. Ama önce ofise, sonra oradan servisle uzaklara… ‘İyi’ dedim ‘Yolda uyumaya devam ederim.’ Trafiğe takıldım, servisi kaçırdım. Suratıma yerleşen memnuniyetsizlik soğukta öylece donakaldı. Bir taksiye bindim. Yolu tarif edemedim. Taksicinin insafına bırakıp yolları, yapılacakları düşünmeye başladım ve cebimdeki parayı. Bir yerde durup para çekmem lazımdı. Geç kalıyordum. Yollarda çalışma, kaza, trafik her şey vardı. Dolanıyorduk ve cebimde para yoktu. Ve yetişemediğim bir sürü şey kafamın içinde… Uyumak istiyordum, bir köşede yalnız kalıp kitap okumak… Olmuyordu ama, parçalanamıyorum ki… Yetemiyorum ki… Ağlamaya başladım. Sabahın köründe, İstanbul’un uzak köşelerinden birinde taksinin arka koltuğunda ağlıyordum ki mezarlığın yanından g…

Oradan Buradan...

Yine ‘Bunu yazayım mutlaka!’ diye cebime attığım şeyler koşturmaca arasında akıp gitmekte, en iyisi o ‘en rahat zaman’ı beklemekten vazgeçeyim de yazayım dedim, kısa kısa :)

* Ah Muhsin Ünlü… Yine yapmış yapacağını:) Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi. Bir Onur Ünlü filmi. Polis’i izledikten sonra tekrar film çekse de izlesek dediğim adamın yeni hikayesi. Bir kara komedi. Çok güçlü bir oyuncu kadrosu var. Selçuk Yöntem, Türkü Turan, Ezgi Mola, Bülent Emin Yarar, Engin Hepileri… İnsanın kötü halleri, aile güzellemeleri üzerine eğlendirici, etkileyici ve kesinlikle düşündürücü bir film Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi. Bence farklı bir şeyler izlemek istiyorsanız, hala vizyondayken, mutlaka izleyin derim:)

* Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) yararına gerçekleştirilen bir projeyi gezdim geçtiğimiz cumartesi günü. 12 Ünlüden 12 Ev projesinde 12 ünlü isim 12 mimarla birlikte Trumph Towers’ta konsept evler tasarlamışlar. Hülya Avşar, Acun Ilıcalı, Ümit Boyner, Türkan Şora…