Zeytin Ağacı

 Bir yaz daha geldi iste...

Gurbetciligimin 4. yazi. Dorduncu kez, kocaman bavullarla ve aklımdaki alinacaklar, yapılacaklar. görülecekler listesiyle uzun bir vakit icin memlekete geldim. Yaklaşık bir aydır Turkiye'deyim. 3-4 gun Istanbul'da kalıp  yazlığa gectim. Canakkale'ye. Koyumuze. 

Buraya bayiliyorum!

Zeytin ağacları, bahçedeki cir cir böceklerinin sesleri, berrak ve serin deniz, püfür püfür esen rüzgar, kipkirmizi domatesler, sulu sulu meyveler, sabah denizi, öğlen kahvesi, akşamüstü denizi, kalabalık sofralar ve makyajsız, yalin ayak dolastigim günler... Oyle dinlendirici ve gercek ki!



Buraya çok yorgun geldim. Bir dolu stresin ve beni sarsan sağlık sorunlarının pesi sıra çokmuş ve tükenmiş hissederken sanki buraya saklandım haftalardır. Sabahları yürüyüş yapıyorum, bahçede oturup kitap okuyorum, deliler gibi okuyorum, kahveyi çok azalttım-genelde gunde bir turk kahvesi keyfi yapıyorum, vitaminlerimi alıyorum, sebzelere ve proteine dikkat ediyorum, soğuk denize bi atlayıp cikiyorum, evde oturuyorum, hiçbir şey yapmadan oturuyorum. Duruyorum. Oyle sakince, gerekçesiz, oldugum halimle, yorgunum ben demeye çekinmeyerek, kuyruğu dik tutmaktan vazgeçerek...

Hayatin kiyisina cikmisim da biraz uzaktan bakıyormuşum gibi her seye... Kendime...

Durmak, cok iyi geldi.

Saklandim, soluklandım. dinlendim sanki.

Simdi Boyle yazınca aslında bir yandan da full-time uzaktan calisiyorum. Buraya kadar yazarken bunu bile hafife aldigimi farkettim. Benim burda durmak dediğimin icinde calismak da var! Cogu zaman ne kadar çok şey yaptigimi farketmeden tükendim biraz da galiba. Oysa ben full-time calisiyorum, çocuğumla ilgileniyorum, ev islerini desteksiz esimle paylaşıyorum, sosyal hayatimi sürdürmeye calisiyorum, koçluk yapıyorum, okumaya yazmaya çabalıyorum... Her seyi kotarmak icin muazzam bir emek veriyorum! Kendimce üretmeye, paylaşmaya ve hep birseyler öğrenmeye calisiyorum.

Ve galiba baska turlusunu de bilmiyorum.



Simdi bir zeytin agacinin altında oturmuş, dusunuyorum ve emegimi, çabamı ve kendi halimi daha çok görebilmeye niyet ediyorum :)


Ve günlerdir su sarkiyi dinliyorum.

Bir ağaç olsaydım, zeytin ağacı olmak isterdim, diyorum.

Bir zeytin ağacı olmak isterdim.


"Yaram berem, hepsi fora...  İçimdeki limanlara...

Zeytin ağacları gibi, gizlemeden hiçbir seyi.... İçimdeki canavarı anlamak varmış..."





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nightbitch

39...

Yapabilirim ama Yapmak Istemiyorum