Hayat İşte...

Ne zaman zorlu bir döneme girsem kitaplara kaçıyorum. Su içer gibi kitap okuduğum günler hep büyük telaşlarıma, şaşkınlıklarıma ve acılarıma denk gelir… Uyku ve hikayeler dışında kaçacak yerim olmadığından belki; belki de başkalarının cümlelerinde teselli bulduğumdan…
Yine çok okuduğum günler… Masamda birikmiş kitapların sayısı azalıyor, yürüyüş yaparken uğradığım kitapçıdan alıp çıktığım hikayenin sonu geliyor bir iki fincan kahvede.

Şiirle, öyküyle, sözcüklerle tutunmaya çalışıyorum işte…


Şu an elimde Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde var. Mahir Ünsal Eriş’in çocukluğa dair, eski-mesin istediğimiz- güzelliklere dair sıcacık, naif öyküleri. Çocukluğa, büyümeye ve hayalkırıklığına dair.

Barış Bıçakçı ve Emrah Serbes’in yanında bir yer edindi aklımda Mahir Ünsal Eriş.



Tam da büyümek üzerine kafa yorduğum şu günlerde, nasıl da vaktinde geldi Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde.



Ruh durumuna göre kitap tavsiyelerinin yer aldığı bir blogda kitap önerileri yazmaya başladım bu arada. http://www.ruhunakitap.com Edebi zevkine ve birikimine çok güvendiğim Yağız Gönüler, yazmam için davet ettiğinde çok mutlu oldum; başta biraz çekindim ne haddime kitaplar üzerine ahkam kesmek diye ama haddimi bilerek bir iki kelam ediveriyorum işte:)

Kitabın, hikayenin reçetesi olmaz elbette ama her kitabın bir vakti, bir hali var. Nacizane tavsiyeler yazıyoruz, paylaşıyoruz:)

Yeni bir soluk, yeni bir güzellik işte…


Büyümek, biraz da şaşkınlıkları çabuk atlatabilme sanatı galiba… Her durumda bir çözüm üretebilme ve hep güçlü görünme çabası ve her daim bir başına olduğunu bilerek adım atma kaygısı…


Arkanı toplayacak birilerinin olmaması belki…

Belki birilerinden bir şeyler istemenin zor geldiği bir döneme girivermek…

Daha fazla suskunluk …

Uyumadan evvel hesap kitap yapmak, her şeyi planlamaya çalışmak demek biraz da…


Büyümek, bazen hiç istemediğimiz ama karşı koyamadığımız bir imtihan belki…

Bir şehirde yapayalnız hissetmek, kolun kanadın kırılması gibi…


Bilemedim ki…

Büyümeseydik, iyiydi.





Yorumlar

  1. "Ne zaman zorlu bir döneme girsem kitaplara kaçıyorum. Su içer gibi kitap okuduğum günler hep büyük telaşlarıma, şaşkınlıklarıma ve acılarıma denk gelir… " Bu iki cümleyi okuduğumda aynaya bakıyormuş gibi hissettim. Hayattan kaçışlarımda en iyi sığınağım kitaplar oldu hep, yine öyle bir dönemdeyim ki su gibi akıveriyor satırlar. Yalnız değilsin demek istedim...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Less is More...

Güneş Tutulmasının Etkileri: İnansak mı İnanmasak mı?

Ben Hiç Mükemmel Değilim! Belki de Sıradan Biriyim...