26 Nisan 2016 Salı

#KeşifGünlüğü #Ajanda ya da #HepsiBirArada





  • İstanbul’da erguvan vakti… Erguvan ağaçlarının, renklerine de mevsimine de bayılıyorum. Boğaz’a inen sokaklarda yürümenin, doğanın gücüne ve içimizdeki o “yenilenebilir” enerjiye hayran kalmanın zamanıdır!  Her yıl bu vakitler, sanki kendimi yeniden ve yeniden doğuruyorum.


  • Doğum günüm… 21 Nisan… Bu sene ilk kez, bir kişiyle daha paylaştım doğum günümüJ

Sevgilim ve benim doğum günümüz aynı! Nasıl oldu, koca dünyada 365 gün arasında nasıl aynı güne denk geldi yeryüzüne teşrifimiz bilmiyorum… Hayatın ve aşkın güzel tesadüflerini seviyorumJ

Kocamaaaan bir sofrada sevdiklerimizle kutladık yeni yaşımızı. Mutluluktan ağzım kulaklarımdaydı sanırım bütün gece. Ara ara o sofraya baktım ve şükrettim, kelimelerim yettiğince. Bir kez daha anladım: Ömürde biriktirebildiğimiz tek şey, insan. Gerisi, hep yalan.
Yanımda olan, beni-bizi şımartan, “mutluluktan kalbim patlayacak sanırım” dedirten herkese çok teşekkür, bin şükür! J

21 Nisan...


  • Bu ayın en güzel keşiflerinden biri Yeni Lokanta oldu. Şef Civan Er’in Kumbaracı Yokuşu’ndaki  şahane mekanı!

Son dönemlerde İstanbul’da sürekli açılan yeni mekanlardan, bu mekanların aynılığından, kalabalığından ve aşırı pahalılığından bunalmış bünyeme ilaç gibi geldi. Epeydir gittiğim en iyi restoran, Yeni Lokanta

Yediğimiz her şey enfes, sunumlar özenli ve servis güleryüzlüydü. Hesap ise böylesi şık ve şahane bir mekanın hak ettiği kadardı; fiyatlarda aşırıya kaçmamaları ayrıca kalbimi kazandı. Ben birkaç gündür eşe dosta Yeni Lokanta’yı anlata anlata bitiremiyorum, “muhakkak gidin” diye salık veriyorum. Siz de es geçmeyin, gidin; eminim çok beğenip bana teşekkür edeceksinizJ Ha bir de gitmeden rezervasyon yapmayı ihmal etmeyin;)

 
Hayalgücü ve Yaratıcılık Atölyesi'nden...
  • FunOfis. 5,5 yıl süren yetenek yönetimi tecrübem boyunca en çok kafa yorduğum şey çalışan mutluluğu idi. Türkiye’de şirketler çalışan mutluluğunu yeni yeni konuşmaya başlıyor; çalışanlarının iş dışındaki hayatlarına dokunmaları gerektiğini yeni fark ediyorlar. Bu alanda büyük kurumsal dönüşümler vakit alacak gibi… Ama şükür ki şahane genç insanlar var! Okuldaşlarım Selin Yetimoğlu ve Fırat Çakkalkurt da “vallahi benim aklıma gelmişti!” dediğim bir şeyi gerçeğe dönüştürmüşler. Bir dolu şahane atölye-workshop gerçekleştiren mekansız bir ofis kurmuşlar! Ben sevgili arkadaşım Psikolog Sibel Karamaraş’ın bir atölyesi vasıtasıyla haberdar oldum. Bir Cuma akşamı sevgilimi de yoldan çıkarıp Sibel’in Hayal Gücü ve Yaratıcılık atölyesine katıldım ve acayip güzel vakit geçirdim. Tavsiyemdir, TV karşısında vakit öldürmek yerine FunOfis’in farklı atölyelerine katılın;) Etkinlik takvimlerini, internet sitelerinden ve facebook sayfalarından takip edebilirsinizJ



  • Şimdilik aklımdan geçenler bunlar! Aslında bir dolu şeyi daha, uzun uzuuun anlatmak istiyorum ama bu ara pek koşturmacalı, pek telaşlı… Haftaya nişanımız var a dostlar!
Evlenecek çiftlerin ilk istikameti Eminönü! Fotoğraf da bir cumartesi sabahı Eminönü'nde soluklanıyorken, sıkılıyorken, bir sonraki adımı hesaplıyorken... :)

Günlerim kese, ayakkabı, bohça, elbise, hediye ve bilumum gelenek arasında hızlıca geçiyorJ
Ben kafamı toplayıp kendimi yine yollara, kitaplara ve sözcüklere vurana kadar esen kalın;)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder