24 Ekim 2011 Pazartesi

Van...

Güzel şeylerden bahsetmek istiyordum oysa…

İzlediğim oyundan ilk olarak. İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen Kırmızı’dan. Ve şahane bir Woody Allen filminden, Midnight in Paris’ten. Ve sanattan, tutkudan, aşktan…

Oysa bıçak gibi kesiliyor cümlelerimiz ölümle, zulümle ve felaketle...

Van’daki deprem, yitirdiklerimiz, yıkılan evler… Sevdiklerini kaybedenler, evsiz kalanlar, soğukta çaresiz bekleyenler… Fotoğraflar, haberler… İnsanın içinde bir yeri fena titretiyor.

‘Ne yapmalı?’ diyorsun bu çaresizlik karşısında, ‘Hangi ucundan tutmalı acının?’


Sosyal medyada inanılmaz bir seferberlik başladı, pek çok gazeteci bölgeye gitti, anbean durumu ve ihtiyaçları bildiriyor. Boğaziçi Üniversitesi’nden öğrenci Yakup Kıyanç ve ünlü gazeteci Ahmed Tezcan öncülüğünde, valiliklerle birlikte ‘Evim Evindir Van Kampanyası’ başlatıldı. Evsiz kalanlara kapı açan, zorda kalanı kucaklayan bir kültürden geldiğimizi anımsatan adımlar atıldı.
Pek çok sivil toplum kuruluşu, kamu kurumu ve belediye tarafından yardımlar toplandı-toplanmaya da devam ediyor-, Van’a ulaştırılıyor. Herkes dört koldan bir şey yapmaya çalışıyor…

Bütün bunlar sıcacıkken, bir yanda böylesi felaketlerden fitne yaratmaya çalışanlar, gönlü kapkaraların sesleri yankılandı etrafta… Ki kulak vermemeli, nefrete, kine, düşmanlığa!

Umarım en hızlı ve etkin şekilde karşılanır ihtiyaçlar, yaralar sarılır ve insanın insana şifa olduğu akıllara kazınır.

Vicdansızlığa, çıkarcılığa değil; sağduyuya, merhamete ve yardımlaşmaya ihtiyacımız var en çok. Ve uzatacak bir elimiz var, çok şükür…

1 yorum:

  1. Bir kaç gündür Şehitlerimizi ve bu acı tabloyu dillendirmek istedim bloğumda, ancak başka bir acı durumla karşılaştım. Emperyalizm. Benim gibi akşam 10 larda işten çıkıp 11 buçukta son otobüsle evde olan kim bilir kaç kişi var. O günkü olayları 12 den sonra öğrenip canı sıkkın yatağa yatan. Kendine bile zaman ayıramadığı halde bişeyler yapmak isteyipte yapamamak. Ama sizler varsınız, toplumsal olaylara ilgisiz olmayan ve bu konuda söyleyecek sözü olanlar, iyiki varsınız. Kalbim ve dualarım hep sizinle...

    YanıtlaSil