''Kitap ile Sohbet''

Geçtiğimiz perşembe günü, öğrenciliğimin son demlerinde bir haytalık yapıp derslerimi astım, yolumu Oyuncak Müzesi'ne çevirdim. Uzun zamandır gitmek istediğim ama hep ertelediğim bu ziyaretin vesilesi Yasemin Sungur'du. Gözlerinde çocukluğunu taşıyan bu şahane kadın, 'Kitap ile Sohbet' etkinliğine başlıyordu ve mekan olarak da Sunay Akın'ın masal dünyasını seçmişti. E tabi gitmemek olmazdı:)

Oyuncak Müzesi'nde sohbet başlamadan evvel, 15 dakikalık tadımlık bir gezi yapabildim yalnızca. O havayı solumak bile muhteşemdi:) En kısa zamanda bir günümü ayırıp gezeceğim; ertelemeyeceğim:)

Sohbetimiz harika kurabiyeler ve zencefilli çay eşliğinde başladı. Her hafta yapılacak etkinliğin, ilk üç haftası boyunca konuşulacak kitabı, Mehmet Zaman Saçlıoğlu'nun Sur ve Gölge adlı öykü kitabıydı. Kitabı bu sohbetten bir hafta kadar önce okumuş ve pek sevmiştim:)

Yasemin Hanım sohbete başlarken şiir okuduğunda içimde bir kaleyi daha fethetmiş ve 'iyiki gelmişim' dedirtmişti bile:)

Kitaplar, öyküler üzerine konuşmak zordur. Çünkü herkes bireysel bir yolculuğa çıkar ; çoğunlukla yalnızca kendine ait bir yol açar okuduklarından. Bir başkasını o yolculuğa dahil etmek, yoldaşlığına razı olmak pek de kolay değildir.

Oysa Yasemin Hanım ve o masada bulunanlarla keyifli bir yolculuğa çıktım ben:)

Kitaptaki üç öyküde de bize yarenlik eden İstanbul,Kumkapı, meyhaneler,surlar,geçmiş,gelecek,insanlar ve sözcükler üzerine konuştuk.

İçimize baktık, dışımızdakilerden dem vurduk. Kimi satırların altını çizdik. Birbirimizle sözcükler paylaştık.Ve yol aldık:)

Öyle keyifli, öyle verimli bir sohbetti ki doymuş ve zenginleşmiş olarak kalktım o masadan:)

İnanılmaz bir önhazırlıkla ve enerjiyle bizlerle sohbet eden Yasemin Sungur'a, orda tanıştığım sohbet ettiğim güzel insanlara, şahane kurabiyeleri yapan o ellere, Oyuncak Müzesi'nin güleryüzlü çalışanlarına ve elbette o çocukluk abidesinin yaratıcısı Sunay Akın'a teşekkür etmezsem olmaz:)

'Kitap ile Sohbet' etkinliği bundan sonra her Salı 11.30-13.30 saatlerinde İstanbul Oyuncak Müzesi'nde:) Kaçırmayın derim...

Bu yazıyı da o sohbette altını çizdiğim-ardından üzerine konuştuğumuz- satırlardan biriyle bitireyim:)

''Kapılar, yaşam ile ölümü, güven ile korkuyu ayırırdı.Kapılar surların en zayıf ve en güçlü yerleriydi.'' ( Sur ve Gölge)

Yorumlar

  1. Sevgili Merve

    Ne güzel anlatmışsın, okurken de çok keyif aldım. Eline sağlık...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Less is More...

Ben Hiç Mükemmel Değilim! Belki de Sıradan Biriyim...

In Bruges...