Merhaba:)

Çantamda sürekli taşıdığım kırmızı bir ajandam var ve küçük notlar,aklımdan geçenler,okuduklarımdan,gördüklerimden parçalar yazarım ya da yanımda olandan aklına gelen bir kaç sözcüğü yazmasını isterim. Zaman geçtikçe okumak, geriye doğru bir bakış atmak öyle güzel oluyorki:)
Burda da yapacaklarım pek farklı değil aslında; küçük kırmızı ajandamın sizlere görünen kısmı bu blog:)

İlk cümleyi yazmak hep en zoru olmuştur benim için. Ne yazsam diye kıvranırım. Yanımda yöremde 'ilham' verecek sözcükler arar,nerden başlasamki diye telaşa kapılırım. Sonra yazı içimdeki yatağında akmaya başlar da kendi yolunu bulursa eğer, düşünmez giderim kelimelerin izinden; içimden geldiği gibi.

Öyle işte... Bu blogun ilk cümlesi de bu yazı aslında.

İçimden sözcükler geçiyor; ben anlamaya çabalıyor, yüksek sesle söylersem ya da kağıtlara hapsedersem daha iyi anlarım sanıyorum.
Benimki böyle bir heves...

E öyleyse, hoşgeldiniz sözcüklerden kurduğum yuvama:)





Hamiş: Halihazırda arkadaşlarla kurduğumuz bir internet sitemiz var ve orada da düzenli olarak yazıyorum. Merak edenler için adres: www.yoledebiyat.com

Yorumlar

  1. Merhaba,

    Aynı telden yazan birini görünce merhaba demek istedim,Suluboya filminin yeniden gösterime girip girmeyeceğini takip ederken bloğunuza ulaştım. Tiyatro önerilerinizi takip edeceğim başarılar,
    http://saadettopcu.blogspot.com/

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Less is More...

Ben Hiç Mükemmel Değilim! Belki de Sıradan Biriyim...

In Bruges...