2 Aralık 2010 Perşembe

Beğendiğiniz Gibi...

“ Dünya bir oyun sahnesi, bizler birer oyuncuyuz... Bütün erkekler ve bütün kadınlar, sırası geldiğinde girerler ve çıkarlar bu oyun sahnesine...” W.Shakespeare
Shakespeare’ in pek çok defa duyduğum bu cümlesinin hangi oyununda geçtiğini biliyorum artık:)

‘Beğendiğiniz Gibi ( As You Like It) ‘.

Bu sezonu Shakespeare oyunlarıyla açtım diyebilirim. Geçtiğimiz ay Oyun Atölyesi’nde izlediğim Macbeth’ den sonra bu akşam İstanbul Devlet Tiyatro’sunun yorumuyla Beğendiğiniz Gibi’yi izledim.
Müzikleri, başarılı oyuncuları ve pek düşmeyen temposuyla oldukça keyifli bir oyun.
Oyun başlamadan, seyirciler yerlerini bulmaya çalışırken, dört tane müzisyen dolaşmaya başlıyor salonda ve siz daha perde açılmadan masalsı bir yolculuğa ilk adımı atıyorsunuz. Ardından herkes koltuğuna yerleşiyor, ışıklar kararıyor ve Shakespeare bizi hikayesine buyur ediyor.

Shakespeare’in pek çok oyununda olduğu üzere iyiler, kötüler, tesadüfler, yanlış anlaşılmalar ve elbette aşklar var. Kardeşi tarafından Arden Ormanı’na sürgün edilen Dük, Dük’ün kızı Rosalind ve ilk görüşte aşka düştüğü Orlando, onun ailesi ve diğerleri… Kalabalık sayılabilecek hikaye esasında, dekor olarak ise tek bir ağaç görüyorsunuz sahnede. Bu bir yandan görsel uyarıcılara fazlasıyla alışık zihnimize garip geliyor ilk bakışta bir yandan da oyuncuların oyun gücünü çok daha belirgin kılıyor. Ha elbette bir de ışık tasarımını yapan sanatçıya helal olsun dedirtiyor:)

Oyunculara gelince esas kız Roselind rolündeki Mine Tugay ve soytarıyı canlandıran Zeynep Erkekli her sahnede döktürüyorlardı. Murat Karasu ise sahnedeki duruşu ve etkileyici ses tonuyla başlangıçta alıntıladığım cümle de dahil metnin pek çok vurucu yerini aklımıza kazıyordu.
Ve de diğerleri… Uzun sayılabilecek oyun süresince temponun düşmemesinin en önemli sebebi elbette bütün oyuncuların başarılı olması:)
Oyundan aklımda kalan cümlelerse aşka dair oldu nedense... ‘Benim en büyük kusurum aşık olmam ve bunu sizin en büyük meziyetinize değişmem.’ diyordu bir sahnede. Hala böylesi bir cümleyle övünebilecek olanlardanım ben de:)
Oyun çıkışı oyunu beraber izlediğim arkadaşlarımdan biri ‘’Shakespeare bu romantik, şiirsel metinleri; ilk görüşte aşkları; iflah olmaz romantikleri yazıyor ve kadınlar yüzyıllardır bunlara inanıyor. Olan bize oluyor sonra:) ‘’dedi. Düşündüm. Haklı belki de…

Ama yine de, ben de o şiirsel cümlelere bayılanlardan, tesadüflere ve aşka fazlasıyla inananlardan olduğum için, Shakespeare oyunlarını seviyorum. Hele böylesi başarılı yorumlarını izlemeye bayılıyorum:)

Beğendiğiniz Gibi’ yi sizin de beğeneceğinizi düşünüyorum. Keyifli seyirler:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder