Bir Yıl...

Bir yıl daha bitiyor.

Bugün, koca yılın son günü. Yarın, takvimde bir rakam değişmiş olacak. Bizim hayatlarımızda ne değişecek, bilmiyorum.
Geçen yılda neler değişti hayatımda? Neler benimle, neler geride kaldı diye şöyle bir bakıyorum da…
 
  • En büyük kaybım, babaannem oldu! Bir nisan gecesi, ben bir yolculuktan dönmüş,  koştur koştur bir kutlamaya yetişmiş, arkadaşlarımla eğlenip eve dönmüşken geldi haberi. Ölüm dediğin, hep çok alakasız, hep çok birdenbire sanırım… Hayatın nasıl da “tak” diye kesiliverdiğini, hikâyenin yarım kaldığını çarptı yüzüme. İlk kez bu denli yakından bir cenaze gördüm, ilk kez “babaannemin yaptığı domatesli pirinç pilavı”nı bir daha yiyemeyecek olduğumu düşündüm, ilk kez “ya ailemi kaybedersem” diye korktum.

Babaannem, bir dolu anımı alıp gitti. Ben, öylece kalakaldım.
Bu yıl,  çocukluğumu geride bıraktım.

Çocukluğum...


  • Deneyime inandım! Mal, mülk edinme hırsının; bir şeylere sahip olma derdinin ne kadar boş olduğunu anladım. Biriktirdiğim tek şey dostlar oluyormuş. O yüzden, bu yıl, en çok zamanı sevdiklerime ayırdım. Pahada ağır şeylere yatırım yapacağıma, paha biçilemez anılar biriktirmeye çalıştım!

Yaş almanın keyfini kutladığım büyük bir masada, en çok da sahip olduğum şahane insanlara şükrettim:)

Doğum günüm...
 
Bol bol seyahat ettim, “gel” dediklerinde atlayıp gittim, kalabalık sofralarda bir araya gelebilelim diye uğraştım… Bir dolu anım var şimdi; ve kocaman güldüğüm şahane fotoğraflarım.

Biriken de geriye kalan da hatırlanan da; yalnızca anılar olmuyor mu zaten?
  • Değiştim, dönüştüm, yol aldım.

Ailemden uzakta, tek başıma yaşarken, hastalandım, evde aç kaldım. Bir bardak su veren, ne kıymetliymiş meğer; anladım. Koşuşturken, bir telaş yaşarken insanın en çok kendini ihmal ettiğine aydım!  Kendime iyi bakmam gerektiğini fark ettim. Bir tek, ben varım, dedim. Kendime iyi bakmalıyım; kendime iyi davranmalıyım; kimseye muhtaç olmamalıyım.

Bedenimin, kalbimin ve zihnimin ihtiyaçlarını dinlemeye başladım. Sağlıklı beslendim, kilo verdim, kendime vakit ayırdım; yürüyüşler yaptım, okudum yazdım…

Bu yıl, en çok kendime odaklandım.
  • Bir’ken biz olmayı öğrendim.

Bu yıl, hayatıma, bir adam getirdi. Pat diye. Birden bire.

Beni sevdi. Elini tuttum. Bir’dim, biz olmayı öğrenmeye çalıştım. Sevdim. Zorlandım, afalladım, bocaladım. Kimi zaman yoruldum, kimi zaman yordum. Yorulunca yaslanacak bir omuz, ne güzelmiş; onu gördüm!

Ve, “evet” dedim!


Yeni bir yolculuğa, yol arkadaşlığına, eş olmaya; evet.

Şimdi yeni bir yol, yeni bir yıl var önümde; bakalım neler getirecek bana… Dilerim, yeni başlayan her gün, güzelliklere gebedir. Az azalır, çokça çoğalırız umarım :)

İyi seneler,

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Less is More...

Güneş Tutulmasının Etkileri: İnansak mı İnanmasak mı?

Ben Hiç Mükemmel Değilim! Belki de Sıradan Biriyim...