#KeşifGünlüğü Hafta Sonu Kaçamağı

Beni tanıyanlar bilir, seyahat planı yapmaya bayılırım! Bir geziye mi gidilecek; üşenmem her şeyi didik didik araştırır, nerede ne yenilecek, nereler görülecek, en iyi otel hangisi, ulaşım imkanları… gibi bütün detayları ezber etmeden yola çıkmam. Mükemmeliyetçi ruhumla, kısa süreli de olsa hep en iyiyi bulmaya odaklı gezerim. O yüzden, iyi bir yol arkadaşı oluyorum. Ama bu durum bazen can sıkıcı da olabiliyor! Hayatın sürprizlerini, tesadüfen keşfedilenin güzelliğini ve kontrolü bir başkasına bırakmanın keyfini kaçırabiliyorum. Şükür ki beni bunlardan da mahrum bırakmayan insanlar var hayatımdaJ

Son birkaç ayı, çok yoğun, bol stresli ve fazla çalışarak geçirdiğimi gören erkek arkadaşım şahane bir teklifle geldi. “Hafta sonu için plan yapma, seni kaçıracağım!” dedi ve nereye gideceğimize, ne yapacağımıza, nerde kalacağımıza dair hiçbir şey söylemedi. Bütün sorularımı yanıtsız bıraktı, ipucu toplama çabalarımı karşılıksız bıraktı ve bir hafta sonu beni İstanbul’dan kaçırdı:)

Köprüyü geçerken ben hala “Oraya mı gidiyoruz, şunu aldım yanıma ama üşür müyüm gittiğimiz yerde,  saat kaçta varırız ki…” sorularını sıralıyordum ki Şile tabelasını görünce aydım!

İstikamet Ağva idi! :)


Ağva...
 

Ağva, daha evvel de gittiğim, Göksu Nehri kıyısında, sessiz sakin, huzurlu bir kaçış yeri. Yeniden ve plansız bir şekilde gitmek, nehir kenarında ve orman içinde yürüyüş yapmak ve yeni yerler keşfetmek çok iyi geldi bana! :)
 



 


Hava kapalı, serin ve gri idi ama onun bile ayrı bir tadı oldu. Şömine başında sohbet ettik, yağmurdan kaçıp salaş bir köşede çay içtik, sıcacık kestane yedik. Ki kış demek, kestane demektir benim için biraz da… Yağmurda yürürken, dumanı üstünde kestane satan amcayı görünce duyduğum mutluluğu anlatamam!
 

Cumartesi günü Kilimli Koyu'na gittik. Karadeniz, yağmurda hırçındı. Bir o kadar da güzel! Koca sahilde bizden ve balık tutan bit Adamdan başka kimse yoktu. O ıssızlık, dinginlik ve doğallık öyle güzeldi ki!




Kilimli Koyu...



Yüzümü doğaya dönmek, yürümek ve kendimi günün akışına bırakmak çok iyi geldi bana! Orman yolunda, enfes bir yürüyüş yaptık. Ciğerlerim oksijene, gözlerim yeşile doydu.

Bu hafta sonunun en güzel keşfi ise Saklıgöl oldu! 
Saklıgöl, İstanbul'a çok yakın, yemyeşil, cennetten bir köşe imiş meğer. Yapay bir baraj gölü. Yanıbaşında birşeyler yiyip içmek için güzel de bir tesis var. 
Biz, göl kenarında yürüyüş yaptık. Bol bol da fotoğraf çektik. Baharda veyahut yazda gitseydik, mangal kalabalığı olurdu diye düşündüm nedense ve sakin ve bize kalmış halini çok sevdim ben:)
 


Saklıgöl...

 Bence siz de arada kendinizi şımartın ve sevdiklerinizi alıp rutin Hayatlarınızdan kaçın! Yenilenmenin, farklı şeyler keşfetmenin ve küçük mutlulukların tadını çıkarın! :)




Mutluluktan havalara uçtuğum doğrudur! :) 


Yorumlar

  1. harika fotoğraflar, yazınızı okuduktan sonra ağva'yı çok merak edip biz de ziyaret ettik ama kaldığımız otel :(
    yürüyüş, huzur ve doğa anlamında çok güzeldi ama tekrar gidersek aynı oteli tercih etmeyeceğiz

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Less is More...

Ben Hiç Mükemmel Değilim! Belki de Sıradan Biriyim...

In Bruges...