Sanatın, Şiirin ve Müziğin Kenti: Leipzig!

Eskiden, “hafta sonu için yurt dışına gitmek” fikri aşırı pahalı, çok uzak ve kolay kolay yapılamaz gibi gelirdi. Zamanla hiç de öyle olmadığını anladım! Kampanyaları takip edince Türkiye’deki uçuşlardan çok daha uygun fiyata Avrupa’ya bilet alabiliyorum. Örneğin, geçen sene 1 Mayıs tatilini değerlendirip Mardin’e gitmek isterken, neredeyse yarı fiyatına Roma’ya bilet bulup İtalya’ya gitmiştim:) Çok ciddiyim! Küçük otellerde kalarak veya ev-oda kiralayarak konaklama olayını da çok düşük bedellerle halletmek mümkün. E bir de plaza insanıyız, parmakla sayılabilecek kadar az tatil günümüz var. Hafta sonu tatillerini boş geçmeyip, Avrupa şehirlerine kaçmak şahane oluyor! :)





Seyahat kadar güzel şey var mı?

Hafta sonu için sanatın, şiirin ve müziğin kenti Leipzig’e kaçtım!
Leipzig sözcüğü “ıhlamur ağaçlarının bulunduğu yer” manasına gelen “Lipsk” kökünden geliyormuş. Yeşil, dümdüz ve çok sakin bir şehir, Leipzig. Öğrenci kenti. Sanat dolu bir şehir. Leipzig sokakları, pek çok düşünür, yazar ve müzisyeni ağırlamış. Goethe ve Bach, şehirde en çok iz bırakmış iki isim. Ben biraz da onların izinden yürüdüm!
Çok güzel bir vakitte gitmişiz. Her yerde Christmas modu hakimdi. Renkli noel pazarları, leziz sıcak şaraplar, enfes çikolatalar… Her köşede bir şeyler içip sohbet eden, gülüp eğlenen insanlar, panayırlarda koşuşturan çocuklar… O kafa rahatlığını görmek, hissetmek ve yaşamak öyle iyi geldi ki!
Vakit kısıtlı olmasına rağmen, aylaklık yapmaktan geri durmadım! Bol bol kahve içtim, tatlı yedim ve yürüdüm:)
Leipzig, adeta Bach'ın şehri!
Leipzig, adeta Bach’ın şehri!
Her yerde Bach ismine rastlayabilirsiniz. Bach müzesi, Bach’ın kilisesi, Bach bira evi, Bach kitabevi… benim gördüklerimden yalnızca birkaçı:)
Bach Müzesi’ne ve Bach’ın çalıştığı Thomaskirche ( St. Thomas Church) ‘e gittik. Kilise içinde Bach’ın mezarı da yer alıyor.
Gitmeden evvel, Bach’ın hayatını okumuştum. Hikayesinden, mektuplarından ve hayatından kesitler kafamın içinde dönerken, onun kentinde gezmek çok etkileyici oldu!


Leipziger Weichnachtsmarkt (Noel Pazarı)
 
 
Weichnachtsmarkt Ne Güzel Şey!
Şehir meydanındaki Weichnachtsmarkt (noel pazarı)’da gezdik. Hatta gezdik sözcüğü yetersiz; iki gün boyunca, yürümediğimiz zamanların neredeyse tamamına yakınını orada geçirdik! Enfes sıcak şaraplar içtik. Farklı biralar tattık. Etraftaki tezgahlarda ne var ne yok, göz gezdirdik. Sırt çantamla gittiğim için, çok bir şey alamadım; içimde kaldı!
Bir Avrupa şehrinin en güzel vakti, Christmas öncesi, noel pazarları zamanı olabilir. Soğuğa, kara, kışa rağmen ve belki de onlarla birlikte çok güzel oluyor gezmek. Leipzig de müthiş bir tat bıraktı damağımdaJ
Önümüzdeki yıllarda da her sene bu vakitler seyahat etmek, hedefim! Umarım gerçekleştirebilirim;)

Glühwein! -sıcak şarap, nasıl da lezizdi...-
Sıcak şarap bardağı için depozito ödeniyor, bardağı geri verince parayı da iade ediyorlar. Ama ben,tabi ki, bardağı çantama attım! ;)

Leipzig'de Pazar Kahvaltısı: Café Waldi
Pazar kahvaltısı için tercihimiz, Café Waldi oldu! Çok sevdim mekanı. Uzun uzun kahvaltı yaptık, sohbet ettik. Menüsü oldukça zengindi. Ben, pesto soslu ve mozzarellalı omlet tercih ettim; lezizdi!
Leipzig'e giderseniz, kahvaltı için muhakkak uğrayın derim. Biz gittiğimizde neredeyse tüm masalar doluydu. Şanslıydık; çok güzel bir masa kaptık. Ama işinizi şansa bırakmak istemezseniz rezervasyon yaptırmak faydalı olabilir ;)

Café Waldi
Leipzig'de En Sevdiğim Mekan : Mephisto
Mephisto, Leipzig'deki en sevdiğim mekan oldu. Goethede buraya uğruyormuş; hatta Faust'un bir bölümünü Mephisto'nun alt katındaki mekanda-Auerbachs Keller Leipzig 'de- yazmış. Mephisto'nun dekorasyonunda da Faust'tan öğeler vardı. Ben bayıldım! 2 gün içinde 2 kez gittim:) Gece piyano dinleyip, bir şeyler içmek için şık ve hoş bir mekan; gündüz ise mola vermek, bira içmek veya kahve-tatlı ikilisiyle keyif yapmak için ideal!
 
Mephisto Bar!

Mephisto'nun yer aldığı pasajın içerisinde de mephisto heykelleri var; hakikaten etkileyici!
Leipzig'de Başka Ne Yapsak?
- Bol bol bira için; zira bira sudan ucuz! Ciddiyim. Oturduğumuz bira evinde, bira 2,5 ; su 4 euro idi. O kadar diyeyim:)
Vallahi bira sudan ucuzdu! :)
 
- Gittiğim her kentte kitapçı gezerim! Leipzig'de de çok güzel kitabevleri vardı. Birkaçına girdim. Bence siz de kendinizi kitap kokusuna bırakın. Farklı dildeki kitapların arasında gezin, hayaller kurun, sözcükler uydurun;)
Leipzig'de bir kitapçı...
 
- Ben gidemedim ama vakti olanlar, araştıranlar, bulanlar muhakkak bir konsere gitsin derim :) Bir daha yolum düşerse, kendimden bir konser bileti alacağım var benim!
Şimdilik Leipzig notlarım bu kadar!
Seyahat etmek, bilmediğim şehirlerin sokaklarında yürümek ve yabacı olduğum insanlar arasında dolaşmak, o kadar iyi geliyor ki! :)
Gittiğim her şehir, Dünyada her şeyi ve herkesi olduğu gibi kabul edebilme yolunda bir adım; farklıolana hayranlık duyma ve bir diğerini anlama çabası olarak kalıyor bana. Dilerim önümüzdeki günlerde ve dahi yeni yılda da; seyahat planları, yolculuk hayalleri süslesin günlerimizi... Ve, Allah herkese dilediğini yiyecek ve istediğini görecek sağlık, imkan ve ömür versin! :)
Leipzig'de...
Leipzig'de...
 
Hamiş: Bu seyahatin mimarı, gezgin arkadaşım Semih Yılmaz'a ve diğer yol arkadaşlarım, Füsun ve Başak'a çok ama çok teşekkürler:)

 
 
 

Yorumlar

  1. Leipzig 'ı daha önce hiç duymamistim ama fotoalardan ve yazidan anladığım kadarıyla; sakin ,sanatla dolu, küçük ve huzurlu bir yer ..
    Elinize sağlık. .

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Less is More...

Güneş Tutulmasının Etkileri: İnansak mı İnanmasak mı?

Ben Hiç Mükemmel Değilim! Belki de Sıradan Biriyim...